‘Sandık Zamanı Geliyor, Hesap Sorulacak’

Emekliler, yurdun dört bir yanında gerçekleştirdikleri eylemlerle “Sefalet zulmüne son” diyerek insanca yaşam ve onurlu emeklilik taleplerini dile getiriyor. Tüm Emeklilerin Sendikası öncülüğünde düzenlenen bölgesel mitinglerde emekliler, iktidara sandığın er ya da geç geleceğini hatırlatıyor. Hakan Kaplan 13 Nisan 2026

Emekliler, İstanbul, Aydın, Bursa, Karabük, Kayseri, Mersin ve Trabzon gibi birçok şehirde eş zamanlı mitingler düzenleyerek seslerini duyurmayı amaçlıyor. Mitinglerde “Sefalet zulmüne son” sloganları atan emekliler, iktidara sandıkta hesap soracaklarını belirtiyor.

İstanbul Kadıköy’de bir araya gelen emekliler, “Yargı siyasallaşmış durumda! Demokrasi yoksa ekmek de yoktur! Hukuk yoksa yaşam da yoktur” diyerek demokrasinin askıya alındığını vurguladı. Eylemciler, aylıklara 20 bin lira seyyanen zam yapılması, en düşük emekli aylığının memur maaşına eşitlenmesi, sağlık hizmetlerine ücretsiz erişim, bayram ikramiyelerinin artırılması ve yıllık dört kez ödenmesini, intibak yasasının çıkmasını ve emeklilik sisteminde yeni yasal düzenlemelerin yapılmasını talep etti.

Basın açıklamasında, emeklilerin ortalama aylığının 23 bin 500 lira civarında olduğu, dul, yetim ve engelli aylıklarının ise 5-6 bin liradan başladığı ifade edildi. Açıklamada, “2 milyondan fazla emekli kayıtlı, bir o kadar da kayıt dışı çalışıyor. Bu sefalet düzenini kabul etmiyoruz” denildi. Mitingde, “İnsanca yaşam için demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti şarttır” çağrısıyla emeklilerin birleşme vurgusu yapıldı.

Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz atasözünü hatırlatan emekliler, “Er geç sandık gelecek ve hesap görülecek” ifadesini kullandı. Basın açıklamasında, “Hakkari’den İstanbul’a birçok yerel yönetici görevden alınmış, halkın seçim iradesi gasp edilmiştir. Yargı tamamen siyasallaşmıştır. Böyle bir yönetim sürdürülebilir değildir” denildi.

Ayrıca, demokrasi askıya alındığına dikkat çekilerek, “Ya tek bir çatı altında ya da güç birliği sağlayacak bir formül etrafında buluşmalıyız. Ortak paydaları öne çıkararak barışçıl, birleşik ve meşru bir muhalefeti örmek zorundayız. Yarın çok geç dememek için herkesi sorumluluk almaya çağırıyoruz” ifadesi kullanıldı.